|
Şampiyonluk yolunda emin adımlarla ilerleyen Fenerbahçemizi yalnız bırakmamak için Pazar öğlen saat 12.00'dan itibaren Kadıköy Eski Salı Pazarı'nda toplanmaya başladık. Semtlerimizin, alt gruplarımızın ve münferit üyelerimizin katılımıyla gerçekleşen organizasyon doğrultusunda saat 14.00'da Kadıköy'den hareket ederek Bursa'ya doğru yola koyulduk. Eskihisar üzerinden feribotla Topçular, Yalova derken Bursa'ya geldiğimizde arama kontrol noktasındaki güvenlik kontrolünün ardından tekrar stadyuma doğru hareket ettik ve Asayiş'te bekletildikten sonra stadyuma getirildik. Asayiş'e geldiğimizde karşılaşmaya organizasyon düzenleyen temsilciliklerimizle hasret giderdik. Başta Bursa olmak üzere Tavşanlı, İzmir, Denizli, Çanakkale, Yalova, Bandırma, Manisa, Balıkesir, Kocaeli, İnegöl ve Kayseri'den gelen kardeşlerimiz karşılaşmaya yoğun ilgi göstermişlerdi. Tavşanlı GFB üyesi kardeşlerimiz yaptıkları bir organizasyonla 14 Eylül'de doğum gününü kutlayacak olan Alex de Souza'ya bir pankart yapmış, çiçek almış ve pasta yaptırmıştı. Yapılan iftarın ardından stadyuma doğru gitmek için yola koyulduk. Stadyum girişine geldiğimizde aşırı bir yoğunluğun olduğunu ve kapılarda problem olduğunu gördük. Bursa gibi büyük bir kentin artık yeni bir stadyuma ihtiyacı olduğunu söylememek yanlış olur herhalde. Kapılarda yaşanan hengame ve anlamsız bekletilmeler üstüne turnikelerin bozulması aşırı bir izdihama neden oldu maalesef. Maçın başlamasına kadar bir çok üyemiz stadyuma giriş yapabildi ve ilk dakikadan itibaren desteğimizi en güzel şekilde vermeye çalıştık. 42. dakikada Alex de Souza ile gelen gol adeta tribünleri ateşlemişti. Bütün stresi üzerimizden atarak desteğimizin gücünü arttırdık. Devre arasında Bursaspor taraftarının hemen yanımızda bulunan tribünden atmış olduğu taş, pet şişe, v.b maddelere bizimkilerde karşılık verince kısa süreli gerginlik yaşandı fakat tribündeki büyüklerimizin taraftarımızı sakinleştirmesi ve Bursaspor emniyetinin Bursaspor taraftarına yapmış olduğu müdahale sonucu gerginlik önlenmiş oldu. Birde Bursasporluların tribünümüzün üstünde yer alan kolonlardan yüksek seste müzik yayını yapmasınada bir anlam veremedik doğrusu. İkinci yarının başlangıcıyla birlikte tribünümüz stresini biraz daha üzerinden atmış şekilde takımına daha fazla destek olan bir yapıya büründüğünü ekranları başındaki arkadaşlarımızın cep telefonlarımıza atmış olduğu mesajlardan anladık ve bu doğrultuda desteğimizi dahada arttırarak Fenerbahçe tribünlerinin takımına nasıl destek olduğunu bir kez daha göstermiş olduk. Bu güzel tezahüratlara imzamızı attıktan sonra "Bursa sustu, bizi dinliyor" diyerek son noktayı koyduk. Maçın bitiş düdüğüyle birlikte takımımızı tribünlere çağırıp, bu güzel galibiyet için kendilerini tebrik ettik. 5 hafta sonunda alınan 15 puan bir hayli sevindiriciydi. Geçen sene bu zamanlarda ne zaman yeneceğiz derken şimdi düşmanlarımız ne zaman yenilecekler acaba diye beklemeye başladı. Fenerbahçe taraftarıyla bir bütün olduğunda yenemeyeceği bir takım yok ve olmayacak inşallah. Maç sonunda tribünlerimize has makaralar görülmeye değerdi. Amigo Yücel'in "bir baba hindisi", Amigo Nuri'nin "Kız arkadaşım aradı" bestesi derken davulun üstüne çıkması için yoğun baskı yapılan Amigo Mami çıktığına çıkacağına pişman oldu =) Her zaman 1 saat bekletildiğimiz Bursa'da anlamsız bir şekilde bu sefer tam 2 saat bekletildik. Bu zaman zarfı içerisinde tribünlerimiz arasındaki kaynaşmalar ve makaralar görülmeye değerdi. Nihayet açılan kapıların ardından otobüslere binerek İstanbul yolunu tuttuk. Dönüş yolunda yapılan sahurun ardından 04.00 sularında İstanbul'a gelerek bir deplasman yolculuğunun daha sonuna gelmiş olduk. Kısmetse Antalya'da görüşmek üzere..
|